10 Ekim 2011 Pazartesi

Bu Kez

Öykünün inceldiği yerde,
Suskunluğuna dolanırken ansızın bir gece yarısı

Bir o kadar kalınlaştım bir bedende 
tek kişilik yatağa
çift kişilik muamelesi yaptığım puştluk gecelerinde
ve vur bir daha vurduğun yerden!

Vur! Yarım kalmış sevi masalım.

Vur!

Sensiz ölüm kaç beden bol gelir

Vur!

N’olur vur…

Hayat bollaşıyor en dar tenimde

Halbu ki ben hep darda idim
tabutsuz, kefensiz,

Sağsız,kala(s)sız mezarlarda
bir de arayacak kimsesi yoksa,

Hayat dolaşıyor en dar inimde
bu kez vurma ne olur

Bu kez…

8 Ocak 2011 Cumartesi

Aşk Tutulması


Bir kadın bir adamı
son kez
kundakladı bu gece
şehrin birinde…



“Sen çaresizliği anlatıyordun,
Ben çaresizliği susarken…”

---

Bir başka ay vakti,
Unuttuğun bir başka şiiri mırıldanıyordu
çöl yabanı dudaklarım…

Ey! Aşk sanıp da uzandığım gece!
Ey! kokusu tenimde tüten yangın!
Belki tümcem devrik,
Ya da yaşamak…
Oysa benim kırsalımda Aşk böyle tutulurdu
Yemin gibi
Sancı gibi
Köz gibi…

Faili meçhul bir sessizlikte,
Bir başka ay vaktiydi belki,
ve sonu üç noktayla bitiyordu,
adını Aşk koyduğum bir başka uçurum(…)

Ateşe verdiğin tüm denizler
Senin olsun sevgili…
Bu kez son, biliyorum.
Son kez gidilen yerde,
Son kez unut(ul)mak dileğiyle…

09-01-2011