21 Ekim 2010 Perşembe

Dost Kelamından... [ ł ] (Bir adam)

"Bekliyorum, olmuyor, gelmiyorsun.
Merakta ettim biraz,
Doksan dokuzluk tespih gibiyim
çekiyorum, çekiyorum bitmiyor…
Yine günün anason vakti
Bağlardan kopan üzümler (bile) döndü sofraya
Nerede kaldı(n) sevgili?
Tutmaktan nerede caydın medet bilmez avuç içimi
Bir şiirin son mısrasında mı?
Sanmam…
Yoksa gitmene tutulduğum o ilk sağanakta mı…
Sanmam…


İçine koyuyorum beni, beyazlaşmıyor
Yanlış masada mı oturuyorum
Bilmiyorum, bilinmiyor…
Karınca kararınca sevemedim ben kimseyi

Sabah oluyor, çorba getiriyorlar
Yok, yok kesin masa yanlış
Bilirler benim sert bir kahveye hasretimi her daim
Bakınıyorum etrafa
Gecelerin en namusluları dönüyorlar bir bir, nefesleri dumanlı
Dumandan mı görmüyorum acaba?
Bekliyorum, olmuyor, gelmiyorum
sen nerede kaldın?
Bekliyorum, olmuyor, gelmiyorsun."

(HTGİBG)



Yurek cikmazlari var dostum, kalp yetmezligi...
Bekliyorum, olmuyor, gelmiyor
Yuregim dokunsun istemedim mi sanıyorsun,
ama...
hem keşke, hem emin ol bilmiyorum...
Dogru kadina ceyrek var, omrun sonuna kimbilir...

kac ceyrek gecti bilmiyorum hayatımdan ...,
kimi yarıma yenik dustu , kimi tamıma
tam olduk da ne oldu ... içimize yine az koydular
halbuki actık tamamen yuregi,istedik dolsunlar...
ama bardakta hep bosyer kaldı, dudak payı dedik
o payı kimse almadı...



Bir Adam

2 Ekim 2010 Cumartesi

(2) Bir Adam (1) İki Tümce (Bir Adam)


Uykusuz bir düş bırakır mısın
bu gece… (?)
Sana bile benzemesin ;
Keza rüyalarım seni unutalı bir hayli oldu.
-          Der ki,
“bana bir tutam AŞK ver,
Hudutsuz olsun…
(büyük harfle)

Hoş küçük harfle yaşadık da ne oldu ,
Göz kırpma süresine bile sığdıramadık.
Sen ve O
Kendim kendime yabancı artık.
Tutkunluğunun güncesini yazıyorum,
Tutarsız ve uzaksız,
Seni  büyütürken son bir masalın
ilk nefesinde,
Hudutsuz olsun
(büyük harfle)
Bu gece tutkun , bu gece esir
Tutarsız da olsa tutuklu
Terk ediyorum beni  (Me voy)
Hangi  terk, sen kadar
Çekilir bedenimden
Saat farkı sinmişken
dudak mesafesinden
İki ayrı bedene…
Evet,  iki ayrı beden dedim ,
Ruj bile iki dudak arasındaki peçetede kaç kez iz bırakıyor
Bir peçetedeki  iz bile değiliz
İki dudağında , altı heceye dair .
Bir şiir daha kayacak bu gece,
Bir sus, son bir sağır nefes duyulacak belki
ardından,
yarım ve isyansız serzeniş
Bu kez ne sen
Ne de
ben…
Bizi tanımayan iki adamın serzenişi
Ve uyanmışlıklarında yaşamın erken yıllarında
Sen ve ben diyecekler ama ;
Bilmezler,
Bir taş kaç kez sıçrayabilir
Suya düştükten sonra,
Bir düş,
Bir suç,
Bir neden…
Uykusuz bir düş bırakır mısın
bu gece… (?)
Sana bile benzemesin ;
Keza rüyalarımda seni unutalı bir hayli oldu.
Hoşça kal… bu defa…

Bir Adam

Hem Keşke , Hem Emin Ol Bilmiyorum

Arka sokakları severim ben…

Kopçası çözülmüş şehirlerin vebalısı ey adam!
Bir kadın sev bu gece,
---
Gözlerine yazabilirdim bu gece,
Olmadı.
Arka sokakları severim ben,
Kaybedenlerin kazandığı bir yer
Bir şehir
Son bir atlas
son bir kadın
Bu kez
“SON”
Tırnak içinde asılsız yokluğun,
Bilmeden defalarca korktuğum… (Sen)
-      Yasmin Levy – Me Voy -

Gece bitti bitecek,
Uğursuz erkekler bedensiz çekilirken ipe
Ve orospular, erkekçe dönerken eve,
yine devrik susacağım böyle seni!

Gerçeği bilmek istiyor muyum diye sordun,
Sahi sordun, sormuştun
Değil mi…
Hem keşke, hem emin ol bilmiyorum…
Bugün hiçbir şey bilmiyorum…

Yarın, başka bir ben
bir başka unutmanın eşiğinde
başka bir kadına,
Başka bir adam olup dokunacağım;
Ayaz
alkol
Aykırılık
ve
Nikotin
Ve… diyorum, çünkü sen
çoktan gittin…

bugünde geçecek dün gibi
Yine güneş doğuyor
Erkekler,
ölü bedenleriyle
Orospular erkekçe çekiliyor şehirden…
Okunduğu gibi yazılır(dı)
benim hayallerim sevgili!
Gerçeği bilmek istiyor muy(d)um diye sordun
Hem keşke, hem emin ol bilmiyorum…
Bu kez, bilmiyorum.
İyi geceler, üstünü iyi ört,
Yaban bir kış geliyor, üşütürsün…

Bir Adam